Böbrek Hastaları İçin Yemek Tarifleri

Yenibaharlı Taze fasulye

August 23, 2017

1/10
Please reload

KONU 34: YAŞLI HASTALARDA DİYALİZ

August 1, 2017

65 yaşın üstü geriatrik yaş grubu olarak kabul edilmektedir ve bu yaşın üstündeki kişiler yaşlı olarak adlandırılmaktadır. Tüm dünyada yaşlı nüfus artmaktadır. Son dönem kronik böbrek yetmezliği (SDBY) nedeniyle renal replasman tedavisi gören hastalar arasında yaşlı popülasyondaki artış diğer yaş gruplarına göre çok daha fazladır. Amerika Birleşik Devletlerinde (ABD) 1973 yılında son dönem böbrek yetmezliği tedavisi gören hastaların % 5'i 65 yaşın üstünde iken, 1990'da bu oran % 38.7'dir. 2000 yılında ise diyaliz tedavisinde olan hastaların % 50-60'ının yaşlı hastalar olacağı öngörülmektedir. Yine ABD verilerine göre yaşlı SDBY'li hastaların % 89'u merkezi hemodiyaliz (HD), % 8'i periton diyalizi (PD), % 1'i ev diyalizi tedavisi görmektedir. Avrupa verilerinde ise PD tedavisi daha yüksek oranda olmakla birlikte HD tedavisi yine ilk sıradadır (%76.6 HD, %16.6 PD).

Yaşlı hastalarda üremik belirtilerin ortaya çıkışı gençlere göre daha erken dönemde olmaktadır. Özellikle kalp yetmezliği olanlarda kreatinin klirensinin 10 ml/dak'nın altına inmesini beklemeden diyaliz tedavisine başlanılması uygundur. Seçilecek diyaliz yönteminin belirlenmesinde hastanın durumu temel etkendir (Tablo 1). Hemodiyaliz tedavisinin tercih nedenleri arasında ilk sırayı, hastanının kendi başına diyaliz işlemini gerçekleştiremeyecek kadar bedensel ve mental yönden yetersiz olması gelmektedir. Sürekli ayaktan periton diyalizi (SAPD, continuous ambulatory peritoneal dialysis) tedavisi ise azalmış kardiyak rezerv, hipotansiyon ve uygun vasküler giriş yolunun bulunamaması durumlarında ilk seçenek olmaktadır.


KOMPLİKASYONLAR

Hipotansiyon ve kardiyak sorunlar: Yaşlı hastalarda sık oluşan kardiyak rezervdeki azalma nedeniyle diyaliz sırasında sıvı çekilmesi hipotansiyona ve aritmilere neden olmaktadır; % 20 sıklıkta hipotansiyon gelişmektedir. Yaşlı popülasyonda aterosklerozun yaygın olması nedeniyle oluşan hipotansiyon, miyokard infarktüsü ve serebrovasküler olayları provake etmektedir.

Hipotansiyon oluşumunu engellemek için hastanın kuru ağırlığı iyi hesaplanmalı, bikarbonatlı diyaliz yapılmalı, sıvı çekilmesi yavaş hızda yapılmalıdır. Diyalizat sodyum konsantrasyonunun en az 140 mEq/l olması önerilmektedir. Yaşlı hastalara kan ve diyalizat akım hızını düşük tutarak daha uzun süreli diyaliz yapmanın yaşam süresini arttırdığı gösterilmiştir.

Gastrointestinal sistem (GİS) kanamaları: Üremik gastrit en önemli GİS kanaması nedenidir ve sıklıkla nonsteroidal antiinflamatuvar ilaçlar (NSAİİ) tarafından provake edilmektedir. Bilindiği gibi bu yaş grubunda sıklıkla oluşan iskelet sistemi hastalıkları nedeniyle NSAİİ'lar çok kullanılmaktadır. İkinci önemli kanama nedeni ise angiodisplazilerdir.

Malnütrisyon: Yaşlı SDBY hastalarında % 20 oranında görülmekte; mortalite ve morbiditeyi önemli ölçüde arttırmaktadır. Serum albümin düzeyi 3 gr/dl'nin altında olanlarda ölüm olasılığı 5 kat artmaktadır. Azalmış iştah, bozulmuş tat duyusu, depresyon, yemekleri hazırlama ve yemede fiziksel yetersizlik, malabsorbsiyon gibi nedenler malnütrisyona yol açmaktadır. Günde en az 1 gr/kg/protein ve 35 kcal/kg'lık diyet uygulanmalıdır. Diyaliz sırasında