Böbrek Hastaları İçin Yemek Tarifleri

Yenibaharlı Taze fasulye

August 23, 2017

1/10
Please reload

KONU 12: ANTİKOAGÜLASYON

August 2, 2017

Günümüzde diyalizer ve diyaliz setinde pıhtılaşmayı önlemek amacıyla, antikoagülasyona ihtiyaç duyulmakta ve bu antikoagülasyonun kanamaya yol açmayacak veya artırmayacak şekilde ayarlanması gerekmektedir. Eskiye göre daha küçük hacimde kan gerektiren diyalizerlerin geliştirilmesiyle birlikte günümüzde hemodiyaliz sırasında antikoagülan dozu ihtiyacında azalma olmuştur. Yüksek riskli hastalarda gereğinde antikoagülasyon yapılmadan hemodiyaliz uygulanması da mümkündür. Antikoagülasyon için öncelikle hastalar kanama riski bakımından değerlendirilmelidirler. Son üç gün içinde cerrahi müdahale geçiren hastalar, gastrointestinal kanama gibi aktif kan kaybı olanlar, perikarditi olanlar, yeni kafa travması geçirenler ve kanama diyatezi olanlar, yüksek riskli hastalardır. Tekrarlayan kanama hikayesi olanlar ve proliferatif diyabetik retinopatisi olanlar ise antikoagülasyon için orta derecede riskli hastalardır. Hemodiyaliz hastalarında, diyaliz esnasında uygulanabilecek antikoagülasyon yöntemleri Tablo 1'de özetlenmiştir.

Tablo 1. Hemodiyaliz hastalarında antikoagülasyon yöntemleri
Heparin
Sistemik tam
Sistemik kontrollu
Sistemik kısıtlı (tight)
Bölgesel (regional)
Düşük molekül ağırlıklı heparin
Sitrat
Prostasiklin
Antikoagülasyonsuz diyaliz
Diğer

Hemodiyaliz hastalarının antikoagülasyon durumunun takibinde Lee-White pıhtılaşma zamanı veya aktive edilmiş pıhtılaşma testleri kullanılabilir. Lee- White pıhtılaşma zamanını ölçmek için ucunda 19-21 nolu iğne bulunan plastik bir enjektöre alınan kan üç tüpe birer ml olarak konur, pıhtılaşma olup olmadığı 30 saniyede bir tüp eğilerek kontrol edilir ve üç tüpün pıhtılaşma süresinin ortalaması alınır. Normali 3-6 dakika olan Lee-White pıhtılaşma zamanı, hemodiyaliz sırasında sistemik tam heparinizasyon ile 20 dakikaya kadar uzayabilir. Ancak yüksek riskli hastalarda Lee-White pıhtılaşma zamanı 7-14 dakika arasında olacak şekilde kısıtlı heparinizasyon yapılabilir. Bu yöntemin sakıncaları tekniğin dikkatli uygulanması ihtiyacı ve pıhtılaşma zamanı çok uzayanlarda yakın takibin zor olmasıdır. Aktive edilmiş pıhtılaşma testlerinde ise (manuel veya Hemochron otomatik pıhtılaşma sistemi ile) normal süre 90-140 saniye kadar olduğundan pıhtılaşma durumunun sık sık ve yakından takibi mümkün olabilmektedir. Bu testlerle takip edilen olgularda sistemik tam heparinizasyon yapılıyorsa süre bazalin 1.5 katı kadar olmalı, kontrollu ve kısıtlı heparinizasyon yapılanlarda ise bazal düzeyin 1.25 katında tutulmalıdır.

Sistemik tam heparinizasyon: Kanama riski olmayan ve diyalizer veya setlerde pıhtılaşma sorunu olan hastalarda sistemik heparinizasyon yapılır. Örneğin, başlangıçta bolus olarak 3000 IU heparin yapılan hastanın 2 saat sonra pıhtılaşma testi tekrarlanır. Hemodiyaliz sırasındaki pıhtılaşma testi için alınacak kan örnekleri arteriyel hattan (inlet set) alınır. Pıhtılaşma zamanı 20 dakikanın altında veya aktive pıhtılaşma zamanı bazal düzeyin 1.5 katından kısa bulunursa 1000 IU heparin daha bolus olarak uygulanır. Buna rağmen pıhtılaşması olan hastalarda başlangıç dozu 5000 IU olarak uygulanır ve diyaliz sırasında da pıhtılaşma testleri aynı şekilde izlenir.

Kontrollu heparinizasyon: Orta derecede kanama riski taşıyan hastalarda kontrollu heparinizasyon yapılabilir. Örneğin, başlangıçta bolus 2000 IU heparin yapılır ve 30 dakikada bir pıhtılaşma testi tekrarlanır. Pıhtılaşma zamanı 7 da