Böbrek Hastaları İçin Yemek Tarifleri

Yenibaharlı Taze fasulye

August 23, 2017

1/10
Please reload

KONU 31: CERRAHİ

August 2, 2017

Kronik diyaliz programında yaşamını sürdüren hastalar vasküler veya peritoneal giriş yolu oluşturulmasından, açık kalp cerrahisine kadar değişen pekçok operasyonla karşılaşabilirler; bu hastalarda uygulanması gerekli olan operasyonların, morbidite ve mortalite oranlarında artış oluşturmaması hastanın cerrahi müdahale öncesi ve sonrası çok yakından ve dikkatli takibiyle mümkündür. Esasen yapılan pekçok çalışmada son dönem böbrek yetmezliği olan hastalarda yapılan cerrahi girişimlerin, normal böbrek fonksiyonlarına sahip hastalara yapılan girişimlerden morbidite ve mortalite açısından ancak hafifçe yüksek riskli olduğu tespit edilmiştir. Uygun hazırlık ve takiple hemodiyaliz hastalarında her türlü ameliyat yapılabilir. Hemodiyaliz hastalarında ameliyat için gerekli hazırlıklıkları, ameliyat öncesi, ameliyat esnasında ve ameliyat sonrasında olmak üzere üç grupta incelemek mümkündür.


AMELİYAT ÖNCESİ DÖNEM

Hastalarda ameliyat öncesi iyi bir öykü alınmalı, fizik muayene yapılmalı, sıvı-elektrolit ve asit-baz dengesizlikleri düzeltilmeli, üreminin derecesi ve kanama riski azaltılmalı ve anemi ve hipertansiyon kontrol altına alınmalıdır.

Hastanın öyküsü ve böbrek yetmezliğinin nedeni ameliyat öncesi bazı konulara dikkat çekebilir; örneğin sistemik lupus eritematozuslu bir hastada koagülopati, amiloidozlu bir hastada kalp tutulumu, uzun süre hiperlipidemik bir hastada koroner arter hastalığı varlığı gibi.

Ameliyat öncesi hastanın varsa hipovolemi veya hipervolemisi mutlaka düzeltilmelidir. Hipervolemi yara iyileşmesine ve dokuların birbirine yaklaşmasına engel olur, ameliyat sonrası erken dönemde diyaliz gereksiniminin ortaya çıkmasına neden olabilir. Hipovolemi ise ameliyat esnasında veya sonrasında hipotansiyona yol açabilir.

Üreminin trombosit fonksiyonları başta olmak üzere birçok organ veya sistemde olumsuz etkileri vardır (Bakınız Konu 29). Ayrıca ameliyat sonrası erken dönemde yapılacak olan bir diyaliz hipotansiyon, heparin kullanımına bağlı kanama gibi sorunlara yol açabilir. Acil olmayan ameliyatlardan önce hastaya yeterli diyaliz yapılmalıdır. Bu nedenle ameliyattan 12-24 saat önce bir diyaliz yapılması uygundur ancak üreminin kontrol edilmediği hastalarda peşpeşe 2-3 gün diyaliz yapmak gereklidir. Yoğun diyaliz uygulanan hastalarda oluşabilecek dehidratasyon, hipopotasemi ve hipofosfatemiden sakınılmalıdır.

Ameliyat öncesi yapılan yeterli diyaliz, ameliyat sonrası erken dönemde diyaliz ihtiyacını geciktirmekte ve ameliyata bağlı morbidite ve mortaliteyi azaltmaktadır.

Ameliyat öncesi dönemde hiperpotasemi ve hipopotasemi düzeltilmelidir; sıklıkla karşılaşılan sorun hiperpotasemidir. Ameliyat öncesi ideal serum potasyum düzeyi yaklaşık 4 mEq/L'dir. Dengeli, düzenli diyaliz programında olan ve diyetine uyan bir diyaliz hastasında serum potasyum düzeyi genellikle günde 1-1.5 mEq/L yükselir. Sepsis, kanama veya yanık gibi katabolik hastalarda günlük serum potasyum artışı 2-2.5 mEq/L olabilir. Bu hastalarda diyalizat potasyum konsantrasyonu azaltılarak diyaliz yapılmalıdır.

Eğer var ise, hipopotasemi de ameliyat öncesi düzeltilmeli, aritmi riskini azaltmak için serum potasyum düzeyi 3.5 mEq/L'ye çıkarılmalıdır. Hiponatremi, özellikle düşkün ve hastanede yatan hastalarda sık karşılaşılan bir sorundur.

Ameliyat öncesi yüksek sodyum konsantrasyonu olan diyalizat kullanıl