Böbrek Hastaları İçin Yemek Tarifleri

Yenibaharlı Taze fasulye

August 23, 2017

1/10
Please reload

KONU 18: YAVAŞ SÜREKLİ DİYALİZ YÖNTEMLERİ

August 6, 2017

Günümüzde yavaş-sürekli diyaliz yöntemleri (YSDY), özellikle yoğun bakım ünitelerinde, birden çok organ yetmezliği ile birlikte gelişen akut böbrek yetmezliğinin (ABY) tedavisinde ilk seçenek olarak düşünülmektedir. 

Bu yöntemlerin ortak özelliği, uygulama işleminin basit oluşu ve yavaş hızda fakat sürekli olarak sıvı ve solütlerin uzaklaştırılmasının sağlanabilmesidir. 

Özellikle sepsis, miyokard infarktüsü, gastrointestinal kanama ve solunum yetmezliğinin eşlik ettiği ABY olan hastalardaki hemodinamik dengenin bozukluğu, klasik hemodiyaliz tedavisinin uygulanmasında sorunlar yaratmaktadır. Bu nedenle hemodinamik dengeninin iyi korunduğu Yavaş Sürekli Hemodiyaliz Yöntemleri tercih edilmektedir.


Yavaş sürekli diyaliz yöntemlerinin avantajları

- Hemodinamik denge iyi korunur.
- Etkili sıvı çekilmesi gerçekleştirilir.
- Parenteral beslenme ve sıvı tedavisi emniyetle yapılabilir.
- Azotemi, elektrolit ve asit-baz bozuklukları dengeli ve etkin bir şekilde düzeltilebilir.
- Uygulaması basittir, özel hekim ve karmaşık aletler gerektirmez.


Yavaş sürekli diyaliz yöntemlerinin komplikasyonları

- Arter ve vene takılan kateterin çıkması ve bağlantının kesilmesi
- Kanama
- Tromboz
- Sepsis


A) KONVEKSİYON TEMELİNE DAYANAN TEDAVİLER

1) SÜREKLİ ARTERİYOVENÖZ HEMOFİLTRASYON (SAVH, CAVH)

- CAVH'da femoral arter veya bir ekstremite arterinden alınan kan, pompa yardımı olmaksızın küçük yüzeyli (0.2 m2) bir hollow-fiber hemofiltresinden geçirildikten sonra hastaya femoral veya bir ekstremite veninden geri verilir.
- Filtre membranı suya karşı oldukça geçirgen bir yapıdadır. Kanın hemofiltreden geçişi sırasında, kan kompartmanı ile ultrafiltrat kompartmanları arasında oluşan basınç farkı sayesinde, plazma suyu filtre edilir ve oluşan ultrafiltrat boşaltım torbasında toplanır. 
- Plazma suyunun membrandan süzülmesi sırasında küçük ve büyük moleküllü solütler de suyla birlikte sürüklenerek (konveksiyon) ultrafiltrata geçerler. Böylece kan solütlerden temizlenmiş olur. 
- Burada, ekstrakorporeal dolaşım hastanın kendi kan basıncı ile sağlanmaktadır.
- Ultrafiltrasyon (UF) hızı yaklaşık 10 ml/dak, üre klirensi de yaklaşık 10 ml/dak'dır. 
- Solüt klirensi UF hızına bağlı olduğundan yeterli temizleme sağlanabilmesi için çok miktarda UF yapılması gerekmektedir. Bu nedenle çekilen fazla sıvının yerine konulması gerekir ve filtreden çıkan venöz dönüş yoluna elektrolitlerden dengeli bir sıvı (örneğin ringer laktat) bağlanarak hastaya geri verilir (yerine koyma sıvısı-replasman sıvısı). 
- Bu yöntemle günde 10-15 litre ultrafiltrat elde edilebilir ve günde 8-10 litre ye