Böbrek Hastaları İçin Yemek Tarifleri

Gökmen'den Şiirler


AŞK NEDİR Kİ?

Aşk nedir ki? Sevmek mi birini sarmak mı? Mutlu olmak mı acı çekmek mi? Aşk nedir ki? Her an onu düşünmek mi, Yoksa pişmanlık mı? Ayrılık mı,kavuşmak mı? Aşk nedir ki? Cayır cayır yanmak mı uğrunda Yada unutulmak mı kollarında, Sevdiğini söyleyememek mi veya!... Aşk nedir ki? Hayalini kurup rüyasını görmek mi? Birlikte olmak mı olamamak mı? Utanmak mı karşısında sıkılmak mı? Gözgöze gelmek mi? Karanlıkta Hissetmek mi onu onsuz soğuk odalarda!... Hasret mi aşk özlem mi Tutku mu,saplantı mı? Sadakat mi yoksa ihanet mi yada nefret mi? Aşk nesin sen,sen nesin aşk: Dudaktan kalbe bir yol mu Gözlerden başlayıp beyinde biten bir yolculuk mu? Benliği esir alan bir düşman mı? Yoksa,yoksun da varmışsın gibi seni biz mi yarattık! Aşk nesin sen? Koca bir ömrü hem zehir,hem bal ediyorsun Hem süründürüyor,hem umduruyorsun Önce var ediyor sonra yok ediyorsun Bir ömrü harcıyorsun aşk,talan edip,savuruyorsun! Ne kadar büyüksün aşk,ne kadar güçlüsün Her şeye sözün geçiyor,gücün yetiyor her şeye,her duyguya. Nesin sen aşk; Bir olgumu bir oyuncak mı?...

 

ALEV ALEV

Hani ateş düştüğü yeri yakarmış ya Sende öyle düştün içime,sevgime,hayatıma, İçim nasıl yanıyor bir bilsen, İçimdeki yangını sana bir anlatabilsem, Bir gösterebilsem sana,bir anlayabilsen çektiğim acıyı, İçim alev alev senin gibi senin gibi, Sevgim alev alev sevgin gibi, Hayatım alev alev,hayat gibi hayatın gibi, Hayallerim alev alev,rüyalarım, Ömrüm alev alev,sana adadığım ömrüm!... Nasıl düştün ki içime bu nasıl bir yangın ki, Yaktığı yeri bitiriyor,öldürüyor, Bu nasıl yangın ki; En iyi köpük bile kifayetsiz kalıyor, Sevginin sevdanın o sıcak nefesi bile, Bu nasıl bir yangın ki, Önü alınamıyor da arkasına da geçilemiyor, Yangınından kavruldum,eridim,bittim,yok oldum, Ne yakacak bir şeyin kaldı artık, Ne de yanacak bir şeyim . Bu nasıl yangın ki; Yanacak bir şeyi kalmasa da sönmüyor, Bu nasıl yangın ki; Gün geçtikçe alevler durulacağına; Daha da çoğalıyor,yükseliyor,büyüyor!... Sen ne yaptın bana,bana ne yaptın sen, Nasıl girdin içime,nasıl yaktın beni böyle, Nasıl düştün kalbime,beynime , Nasıl sardın benliğimi söyle!... Bu nasıl bir yangındı bu nasıl bir alev, Bu yangının adı aşktı,bu alevin adı sen!...

 

SİLÜET

Yapışmak hayata, bir silüete sarılmak, Tutunmak varsayımlara, Asılmak hayallere, Ve istemek, sonsuzca, sınırsızca, Tutarsızca ve umursamazca!.. Başına ne geleceğini bilmeden yaşamak, Ya da yaşadığını, sanıp kendini kandırmak, Yarın ne olacağını kestiremeden, Geleceğe dair plan yapmadan, yapamadan yaşamak, Bütün istekleri ve hayalleri ertelemek sonra, Rafa kaldırmak belki, Belki de hiç anımsamayacağını bilerek; koymak onları oraya, O tozlu raflara...

Elde edemeyeceğini bilerek bir an yıkılmak bu sanki, Ve girmek gözü kapalı kör, dipsiz kuyulara, İlerlemek, sessiz, sedasız, her yanına vurularak, Ezilmek, dövülmek tekme tokat hayat tarafından!.. Bıkmak yaşamaktan, sevgiden ve var olan her şeyden, El çekmek, vazgeçmek... Bilinçli yada bilinçsiz, İsteyerek yada isteksiz, Amaçlı yada amaçsız yaşamak, Hedefli yada hedefsiz, Araçlı yada araçsız, Ne önemi var bu saatten sonra, Olacaksa herşey sana anlamsız!..

Yanlız kalmak, bu en son tercihte olsa, Eninde sonunda başına geleceğini bilmek, korksanda, Korkmak, çok korkmak, korkudan ağlamak, Hiç sevilmediği için belki, Belki hiç sevemeyeceği için, Sürekli yanlız kalacağı için, Yanlızlık en vefalı dostun olacağı için, Sen ne kadar iyi olsanda, sen ne yapsanda, Görülmeyeceğin, bilinmeyeceğin, farkedilmeyeceğin için,

UNUTULACAĞIN İÇİN...

 

NEREDE BAŞLAR AYDINLIK...

Gün doğuyor yine yalnızlığıma Yalnızlığımın taşıdığı pişmanlığıma Yine sabah oluyor sensiz kahretsin, yine aydınlık Oysa çoktan alışmıştım ben karanlığa... Bunca uykusuz geçen geceden Bunca sen dolu düşünceden Bunca sancılı rüyalardan Ve onca çekilenlerden sonra!... Yine gün doğuyor yine sabah oluyor kahretsin Sensiz doğan her gün,cehennemde yanmak gibi Sensiz batan her güneş,seninle hayalimde; Yalnız kalmak gibi... Bitsin artık ne olur bitsin bu ızdırap Öyle zor ki aydınlık sensiz, öyle ağır ki Kim kaldırabilir bilmiyorum Ama ben kaldıramıyorum. Öyle acı ki aydınlık, öyle fena, öyle kötü ki, Meğer görüyorum sandıklarımı aydınlıkta bile göremiyorum. Peki ben;sensiz,sen yoksan neden yaşıyorum?... 'Sen sendeki ben gibi değilsin bende; daha fazlasın,daha çok,daha yoğun...'

 

ÇİÇEK

Mutlulık dalında açan bir çiçek gibi sanki, Bir günlük,bir haftalık,bilemedin mevsimlik, Mutluluk,çiçeğin yaydığı koku sanki; Bir anlıksevinç ve hüzün dolu yalnızlık!... Her çiçek yalnız açar aslında, Oysa binlercedir gözünü açtığında, Farkedemez önce,çünkü hep aynıdır çiçekler tarlasında! Şimdi bir çiçek kadar bile yalnız değilim oysa!... Etrafımda iğnesini çıkarmış arılar Rahatsız eden bakışlar Farklılığımı anlamaya çalışan otlar Toprak dahi kıskanıyor; Nereden geliyor bu kokular!... Binlerce gülün arasında açmış bir menekşe Fark edilse,koparılmasa keşke Artık çokmu geç herşeye

Koparılıp solan bir çiçekmiydi sadece!...

 

HAİN

Şimdi duyduğum şu inilti, Seni getirdi uzaklardan sanki, Kulağımda senin,penceremde rüzgarın sesi, Bilmiyorum en kuvvetlisi hangisi!... Rüzgar gibi esip geçecek misin? Misafir gibi gidip gelecek misin? Hırsız gibi girip çıkacak mısın? Yetmedimi hain,daha ne kadar yoracaksın!... Geleceğim yok şimdi,geçmişteyim, Geçmişimde hep seninleyim, Madem yoksun artık, Senin öldürdüğün,yaşayan bir cenazeyim!... Aşkın uğradığı bir durağım ben, Senin söylediğin bir yalanım, Sevdanın koyduğu bir kuralım,ben Yokmu, şu hainlere zulüm eden!...

 

İÇİMDESİN

Neden bitmiyor sensiz yalnızlıklarım, Neden gitmiyorsun düşüncelerimden, Niçin paylaşamıyorum,seni kendimle, Niye atamıyorum seni içimden!... Nasıl başladı seninle hayallerim Ne zaman aşık oldum sana, Nerede tükendi bütün ümitlerim, Neden umut verdin bana!...

Aynı kubbe altında, Bakıyoruz aynı güneşe,aynı ay'a Nereye gitsem boşuna, İçimdesin!...

Yıldızları toplayıp versem kucağına, Gezegenlerden taç yapsam başına, Yok edebilsem keşke tüm evreni uğruna, Senin için bir hiç olsam'da, Benimlesin!...